Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), eğitim sisteminde ölçme ve değerlendirme süreçlerini baştan aşağı değiştirecek devrim niteliğinde bir adıma hazırlanıyor. 2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci döneminden itibaren yürürlüğe girmesi planlanan “Ortak Yazılı Sınav Sistemi” kapsamında, ortaokul ve liselerdeki yazılı sınav sorularının büyük bir kısmı artık yapay zeka destekli dijital sistemler tarafından hazırlanacak. Türkiye genelindeki okullarda standart ve bir örnek sınav uygulaması sağlamayı hedefleyen bu yeni model, soru hazırlama sürecinden sınav sonuçlarının analizine kadar tüm operasyonu dijital ortama taşıyor. Yeni düzenlemeye göre, klasik yazılı sınavlarda öğretmenlerin soru belirleme yetkisi sembolik bir seviyeye çekilirken, sınav kağıtlarının omurgasını yapay zekanın ürettiği içerikler oluşturacak. Ancak eğitimin dijitalleşmesi adına atılan bu radikal adım, eğitim camiası ve sendikalar tarafında fırsat eşitliği ile öğretmen özerkliği konularında devasa bir tartışmanın da fitilini ateşledi.
Yeni Ortak Yazılı Sınav Sistemi Nasıl İşleyecek?
Milli Eğitim Bakanlığı’nın hayata geçireceği modelde, soru bankası ve sınav kurgusu dijital altyapı üzerinden şekillendirilecek. Sistem, açık uçlu sorular dahil olmak üzere ders müfredatına uygun soru tiplerini otomatik olarak üretecek. Öğretmenler ise sadece sistemin getirdiği sorulara ek olarak kısıtlı sayıda soru ekleyebilecek.
Sınavlarda 8/10 Kuralı ve Puanlama Analizi
Sistemin işleyişini somutlaştıran en net veri soru oranlarında ortaya çıkıyor. Örneğin, 10 sorudan oluşan bir ortak yazılı sınavda öğretmen yalnızca 2 soruyu kendisi belirleyebilecek; kalan 8 soru ise yapay zeka tarafından sisteme atanacak. Sınav sonrasında öğretmenler, her bir öğrencinin sorulardan aldığı puanları e-Okul ve bakanlık sistemine ayrı ayrı işleyecek. Böylece öğrencilerin kazanım eksiklikleri soru bazlı olarak dijital ortamda analiz edilecek.
Hangi Sınıflar ve Dersler Kapsam Dâhilinde?
Bakanlığın planlamasına göre yeni sınav modeli merkezi sınav senesinde olan kademeleri muaf tutarken, ara sınıfların tamamını kapsıyor.
Kapsama Alınan Sınıf Seviyeleri ve Dersler
-
Ortaokul Kademesi (5, 6 ve 7. Sınıflar): Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce dersleri.
-
Lise Kademesi (9, 10 ve 11. Sınıflar): Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, din kültürü ve ahlak bilgisi, İngilizce ve felsefe dersleri.
-
Kapsam Dışı Bırakılanlar: LGS sınavına hazırlanan 8. sınıflar ile YKS maratonundaki 12. sınıflar bu uygulamanın dışında tutulacak.
Rakamlarla MEB’in Yapay Zeka Sınav Modeli
Eğitimde dijital dönüşümün boyutlarını gösteren temel veriler şu şekildedir:
-
%80: Sınavlarda yapay zeka tarafından hazırlanacak olan soru oranı.
-
%20: Sınavlarda ders öğretmenine tanınan soru belirleme payı.
-
6 Sınıf Düzeyi: Uygulamanın entegre edileceği toplam ara sınıf sayısı (5, 6, 7, 9, 10, 11).
-
2026-2027: Yeni Ortak Yazılı Sınav Sistemi’nin resmen başlayacağı eğitim-öğretim yılı.
Uzman Görüşleri: Eğitimcilerden Fırsat Eşitsizliği Tepkisi
Yapay zeka destekli merkezi sınav sistemi, eğitim ortamları arasındaki sosyoekonomik uçurumları gündeme getirdi. Nefes’e açıklamalarda bulunan eğitimci Özgür Bozdoğan, her okulun ve sınıfın öğrenme hızının aynı olamayacağını belirterek şu eleştirilerde bulundu:
“Ölçme ve değerlendirme süreci her okula ve sınıfa özgü olarak en iyi şekilde ancak o okulun öğretmenleri tarafından belirlenir. Bu işi yapay zekaya yaptırmak okul gerçekliğinden kopmak sonucunu doğurur. Ankara’nın Mamak ilçesindeki dar gelirli bir mahallede eğitim gören öğrenciyle ekonomik koşulları daha iyi olan bir bölgedeki öğrencinin aynı sorularla değerlendirilmesi büyük bir eşitsizlik yaratır. Bu sistem öğretmenlik mesleğinin özerkliğine zarar verir; üstelik öğretmenlerden görüş dahi alınmadı.”
Sonuç
MEB’in 2026-2027 sezonuyla birlikte hayata geçireceği yapay zeka destekli sınav sistemi, ölçme ve değerlendirme süreçlerinde dijital standartlar getirmeyi amaçlasa da, beraberinde ciddi tartışmaları da sürüklüyor. Soruların yüzde 80’inin algoritmalarca hazırlanması, okullar arasındaki imkan farklılıkları gözetilmediğinde öğrenciler açısından yeni mağduriyetler yaratabilir. Uygulamanın sahada nasıl sonuçlar vereceği ve eğitimcilerin yükselen itirazları karşısında bakanlığın bir esneklik tanıyıp tanımayacağı önümüzdeki günlerde netleşecek. Eğitim dünyasını yakından ilgilendiren tüm gelişmeleri sitemizden takip edebilirsiniz.